Özlem Süer’den Stil İpuçları

Özlem Süer’den Stil İpuçları

Bir tasarımcı olarak; moda sizce nedir?

Yaşam benim enstrümanım… Bunun hissini tasarım gibi üst bir disiplin altında bir formülle açıklamak daha doğru. Kreatif üretim odağında gerçekleşen, durmaksızın dönüşen bir döngünün bir parçasına “moda” ile dahil olmak, soyut bilinci giyilebilir bir parça, nesne ya da esere dönüştürmek, kendi içinde bir matematiği barındıran çok yüksek bir enerji.

30 yıllık kariyerinizde unutamadığınız, ‘dönüm noktam’ dediğiniz neler var?

Akademik kariyerle yaz modasi  paralel kendi markamı kurmak tabii ki bu yolun başlangıcındaki en önemli dönüm noktasıydı… Ardından Düsseldorf’taki ilk performansım ya da Paris’teki moda otoritelerine kapalı oturumda sunduğum koleksiyonlarım… Tüm bunlar markamızın ilerleyişinde önemli ‘an’ların tasarım bilincine yansımalarına birer örnek. Tüm saniyeler çok değerli ve dönüştürücü…

İlk defilenizden biraz bahsedebilir misiniz? Neler hissetmiştiniz?

Defile kurgusunu daha performatif bir konsept ve kavram ile sunmuştum yıllar önce Düsseldorf’ta. Lokalin yansımasını gastronomi, moda, müzik gibi alanların birlikteliğiyle bir ‘Zekeriya Sofrası’ oluşturup ülkemizin bin bir kültür parçasını performansıma entegre ederek dev bir masada gerçekleştirmiştim sunumumu. Çok büyük bir enerji, gurur, heyecan ve bitmeyecek bir söylem bütünlüğüydü. Her yeni performansta yine aynı hisleri aynı kolektif bilinçle yaşıyorum ki buradaki üretimin sürdürülebilirliği esas önemli olan.

Türkiye’de gelinlik modası deyince akla gelen ilk isimlerdensiniz. Son olarak da bir gelinlik koleksiyonu hazırladınız. Koleksiyonu biraz anlatır mısınız?

İlk gösterimini Doha’da yaptığımız koleksiyonumuzda iki ana tema öne çıkıyor. ‘Glam Side’ ve ‘Inside-Out’. Bu iki temanın en önemli özelliklerinden biri ise markamızın lükse dair avantgarde yorumları. Her temanın öne çıkardığı detaylar arasında yer alan derin V yakalar, katkat etekler, dantel üstler, transparan nakışlar çok dikkat çekici. Beyaz tuvalin sanatçısına verdiği sonsuz ilham çeşitliliğinden yola çıkarak oluşturduğumuz koleksiyonda 2019 trendleri arasında yer alan saf, bedeni saran silüetlerle birlikte teni ortaya çıkaran dekolteler sezon düğünlerinin hem romantik hem de modern yönünü gözler önüne serecek.

İnce dantellerimiz 2019 düğünlerinde boy gösterecek gelinleri bohem havaya taşırken, tasarımlarımızda kullanılan kemik rengi aksesuarlar zenginliği de ön plana çıkarıyor. Dantel kollar, kuş tüyleri, özel çiçekler, spagetti askılar, kat kat iç içe geçmiş dantellerle, oturumlu sırt dekolteli romantik gelinlikler tek bir tarzdan öte ampir bir dokuya bürünüyor.

Tasarım sürecinde nelerden ilham alırsınız? Sizi neler etkiler?

Bir moda tasarımcısı  olarak okuduğum kitaplardan tutun, dinlediğim şarkılara, gezdiğim yerlerden yediğim yemeklere kadar her şey bana ilham veriyor. Ekibimizdeki herkesin hayattan aldığı ilhamları birleştirdiğimizde ise ortaya çok renkli ve çok kültürlü koleksiyonlar çıkıyor. En çok da seyahat ettiğim yerlerden ilham alıyorum. Bir ülkeye gittiğimde mutlaka uğradığım iki durak var: Antika pazarlar ve jazz club’lar. Aldığım ilhamı ise ekibimle paylaşıyorum. O ilhamı birlikte büyütüyoruz. Araştırmalar yapıyoruz, ekibin bir bölümü bu anlamda bir görsel ve ilham taraması yapıyor, diğer taraftan da formların, renklerin, desenlerin seçimlerine geçiliyor. Sonrasında da ilk prototipler ortaya çıkmaya başlıyor.

Yaz aylarıyla beraber düğün sezonu da açılıyor. Bu yılın gelinlik modasında neler göreceğiz?

İnce danteller, üç boyutlu işlemeler, Swarovski taşlar ve kesme taşları fazla göreceğiz bu sezon. Derin V yakalar, bedeni saran modelleri de bu sezon ön plana çıkacak. Aynı zamanda A-Linie figürler, dekolteyi ve teni ortaya çıkaran modellere fazla rastlayacağız.

Gelinlik vücut tipine göre seçilmeli. Peki ya duvak, saç çiçeği, gelin tacı seçiminde yüz şeklinin bir rolü var mı?

Gelinler vücutlarını iyi tanımalılar. Hayal ettikleriyle kendi beden gerçekleri arasındaki  yaz modasi noktayı iyi tespit etmeleri gerekiyor. Bu konuda bize başvuran gelinlerin bizimle birlikte doğru proporsiyonlarda giyinmeyi öğrenerek oluşturdukları prensipleri sadece gelinlikte değil günlük hayat dinamiklerinde de uygulayabildiklerini söyleyebilirim.

Duvak, saç aksesuarı, ayakkabı, mücevher gelinliğin en önemli tamamlayıcıları. Yüz şekline ek törenin kapsamına göre aksesuarların büyüklükleri, şekilleri, değerleri değişebiliyor. Bütün tören boyunca duvağı taşımak zor olabiliyor, o nedenle seremoninin ardından duvağı çıkartıp bir saç aksesuarıyla gelinliği tamamlamak çok hoş görünüyor. Bohem gelinliklerin öne çıktığı kır ve açık hava düğünlerinde gelinliğin tamamlayıcısı bir aksesuar duvak yerine tercih edilebilir. İncilerin, tüylerin süslediği zarif bir taç, saçın içinden geçerek müthiş zarif bir görüntü yakalayabilir.

Dünyada ve Türkiye’de tarzını en beğendiğiniz isimler kimler?

Meryl Streep, Lucy Boynton ve Hailey Baldwin.

Son zamanlarda özellikle gençler, sadece moda olduğu için tasarım parçaları satın alıyor. Moda bir ‘tarz’dan ziyade son çıkanı satın alma yarışına dönüştü. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Artık her sektörün odağında fotoğraf var, satın alma bilinci beraberinde onu çağın koşullarına uygun olarak sunmaktan geçiyor. Bu da daha fazla alıma, daha fazla alım ise ‘fast fashion’ gibi terimlerin doğmasına sebep oluyor. Moda bu durumdan fazlasıyla beslenip gelişen bir alan ancak tasarım işin içine girdiğinde tasarım nesnesinin pazardaki sürdürülebilirliği yine onun zamansız/timeless olmasıyla ilgili.

Çok seyahat eden birisi olduğunuzu biliyoruz. Seyahatlerinizde sizi en çok etkileyen şehir neresi oldu?

Bu sene gerçekleştirdiğim Güney Afrika seyahati… İnanılmaz bir vibrasyon… Afrika hastalıkların, savaşların, kıtlığın değil; canlılığın, muhteşem manzaraların, sıcakkanlılığın bölgesi olarak aklımda ve hatıralarımda kalacak. Tasarım bilincine akıl almaz ilham kaynağı ve sonsuz katkısıyla kreatif üretimin tüm aşamalarını destekletecek bir görsel sundu bana. Desen, doku ve renk üçgeninin bu kadar verimli, bu kadar kontrast ve canlı olduğu, enerji yoğunluğuna yepyeni bir tanım getiren bu lokasyonlar, dinamizmiyle ekspresyonist bir tavırla tasarımlarımda yerini ise AW19 THE WATER MANIFESTO koleksiyonumuzda buldu!

Bu müthiş serüvenin tasarım refleksiyonunu yüksek bir sosyal sorumluluk bilinci ile podyuma aktardık. Çağın en önemli konusu olan su hassasiyetini üretimdeki su kullanımı ve marka iş birlikleriyle inceleyen tasarımlar oluşturduk. Kullandığımız renkler, hafif ve yenilikçi kalıplarımız, ‘smart styling’ ile birleşerek zamanımızın hızına ve çoklu duruşuna da gönderme yaptı. ‘h2o’ adlı koleksiyonumuz, suyun birleştirici ve bütünleştirici hayati gücünü mercek altına alırken, stylingin bütünleştirici gücünde yarattığı natürel etkili parçaları, hızlı, dijital ve yüksek yaşamın ‘underground luxury’ ilkeleriyle birleştiği koleksiyonumuzda odak noktası oldu. Hazırlık sürecini müthiş bir hızla tamamladık.

Stil sahibi olmak isteyenlere neler önerirsiniz?

Sezonun ana parçalarına hakim olmak çok önemli. Beyaz gömlek, boyfriend jean, Wrap elbise, crop top & mini skirt vb… Ardından basic ve kolay kaçışa müsait birkaç kombin her zaman stil denkleminin vazgeçilmezidir. Bu basicleri çok doğru bir aksesuarla tüm “look”u bir kompozisyon haline getirmek ise en önemli önerim. Örneğin beyaz dik yaka ipek ya da keten bir gömlek altına giyilen çok sade bir jeanle grotest bir küpe, çoklu bileklikler ve kolyeler altına giyilen “flat” bir ayakkabıyla günü geçirilebilirken tek bant bir sandaletle de geceye devam edilebilir.

Özlem Süer

MAHMURE ÖZEL

Yayın tarihi: 30.05.2019

Etiketler: , ,

Yorum Yaz